MİKRO ÖYKÜ-5-MASKE

Oturduk üç arkadaş,meyhanede.İçtik içtik güzelleştik.Şiir gibi konuştu biri

"yaşadık rüyada

yarı uyur,

yarı uyanık

Dokunamadık özüne

Kuşatıldık."

Ben bunu yazarım dedi diğeri.Öteki yaz dedi yarı ayık,yarı sarhoş.Paylaşılır güzel duygular,maskeler indiğinde,Duvarlar yıkılır,kuşatma kaldırılır.Uyandık.Sözün özüne dokunduk.Felsefe yaptık bir masada.

dip not.FELSEFE  YAPMAK ÜZERİNE

 

Sözcüklerle düşünürüz,

sözcüklerle dünyayı algılarız.

dilimin sınırları, algı kapasitemi belirler

Buna göre, düşünmenin temelinde dil vardır.

insan bildiği sözcükler kadar düşünür.

Düşünce adına üretilen “bütün felsefe dil eleştirisidir”

 Sözcükler kimi zaman yolu tıkayan bir kaya

kimi zaman ışık hızı ile evreni dolaşan düşünce olur.

Sözcüklerle, „dil‟ ile bir kuram

bir yaşam biçimi,

yeniden kurulur veya yıkılır.

Yazıya geçmeyen söz uçar gider.Yazı ile başlar,düşüncenin kavrama dönmesi.Dil yarası geçmez ama bıçak yarası geçer.Zamanı gelmiş bir sözün -düşüncenin- önünde kimse duramaz. ........gibi bir çok klişe de yapısöküme uğrayabilir.Dil yarasını tamir eder nöronlar,kötü anılar silinir.Zamanı gelmiş düşünceyi siler egemenler;kitleler uyutulmayı,eğlenmeyi sever.ilk önce yeni bir düşünceyi yazabilmenin tadını fark etmek,soyutlamanın gücünü hissetmek bir yap-bozu birleştirme keyfini verir insana.Bu keyfi keşfeden hiç sıkılmaz. Maske filan da takmaz.Derida 'yı da okur.Felsefe de yapar.KANT felsefe yapılır,öğrenilmez demiştir.korkma felsefeden diyeYÜZÜNE 100 KERE SÖYLEDİM....(yapısöküm ile Yüzünden korku maskesini söküyorum.) çünkü felsefe yapma diyenler o kadar korkar ki.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !